aşka naat










Aşkı kimseye sorma
Aşkın kendisine sor
Özün saf soluklarında
Sukut eden feryatlar vardır.





El-Vedud’un el vermediğinden,
Vuslata erememenin acısıyla feryat eden.
Sevgi sahillerinde gece karanlıklarına
Aşk tebessümleriyle ışık saçan deniz feneri misali,
Her gecenin sabahına dek;
Sabırla ve hasretle görev bilerek
Yanmayı şiar edinirler.
Ezelin öze yansıttığı kıvılcımlar vardır,
Rahmet Peygamberinin nurundan neşet eden.
Gönüller bu nurun tecellileriyle öyle yanar.
Sonra o hasretle sevgiliyi anar.
Böylece vuslat hâsıl olur ki;
Bir ömrün sabrına denk bir muhabbetle
Ol anın hazzına kanar, kanar.

Ruhun kimyasında Hay’lık vardır.
Hay olan canlarda hem hayret vardır hemde hayır.
Yürekler hazla yangınlardadır.
Hüzünlü bir can taşırlar,
Huzura ermek onlara muhaldir.
Dünya suretinin tuul-i emellerini
Gönül aynalarında seyretmeye görsünler...

Âdem’in (as) evlatlarındaki o acı ki;
Habil ile Kabil’in kan davasıdır
Sönmeyen bir acı olur Âdem adına gönüllerde.
Nuh’un (as) sabrı ve gayreti,
Tükenmeyen umudu oluşturur yüreklerinde.
Tek başına tüm insanlığa adeta
Ümmetlik şuurunu mesajlar.
Ateş-i İbrahim’in (as) muhabbet güllerini dererler
Gönüllerin gülistanlarında.
Zekeriya (as) gibi çaresizlik testeresiyle,
İnkârcıların günahlarına kefaretmişçesine
Biçilirlerde gıkları bile çıkmaz.
Yalanların, hıyanetin şehvet ve ihtiraslarla örtülü
kimliğine ödün vermezlerde,
Öksüzlük ve yetimlik gönül girdaplarında
Merhamet soluklarken,
Veren el olmanın mütevazı gayretiyle,
Tokluk ve itminanın sünnetini
Peygamberin şefkatleriyle vücut iklimlerimize yansır.
Kul ve rahmet, nur ve Ahmet (as) vasfıyla,
Tüm gönülleri ihata eden Peygamber ki;
Tövbesiyle arınan ümmetlerini,
Duasıyla kutsanan bedenleri,
Sevdasıyla ünlenen yarenleri,
Terbiyesindeki kutsiyetle tüm zamanlarda,
Ruhen Ona ram olanlardan olmak, olabilmek
Rab’imizin bir lütfu ve ihsanıdır.
İnsan ve ihsan, Onunla bütünleşip
İnsan-ı kâmili oluşturduğuna göre...
Ümmeti olmayı ümit edip,
Soluklanan son nefesi selam ile verebilmek,
Mutlak gaye değilmi?
Kabzın ölümcül kâbuslarını,
Bast’ın zindanlarında yaşarken
Yusuf (as) gibi, umudun hasret mendilindeki
Sevda kokularından ama olan gözler de
Yakubi basiretleri fark ederek.
İlahi Kudretin sihrine Firavunca azametle
Başkaldıranlara inat,
Azmin asasını tevekkül kuvvetiyle bırakıp,
Şehvet ejderhalarını alt eder Musa (as) gibi.
Dünya hastalıklarından muzdarip,
Mülkün saltanatında mağrurlara inat,
Sabrın samimiyetinde Eyyub’u (as) simgeler âlemlere.



Varidatı sır yani



Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !